BAĞIMSIZ YÖNETİM KURULU ÜYELERİNİN HUKUKİ SORUMLULUĞU 

İçindekiler

Sermaye piyasalarının derinleşmesi ve kurumsal yönetim standartlarının yükselmesiyle birlikte, yönetim kurullarının yapısı sadece “yöneten” değil, aynı zamanda “denetleyen” bir mekanizmaya evrilmiştir. Bu evrilmenin odak noktasında yer alan bağımsız yönetim kurulu üyeleri; tarafsız karar alma yetileri ve icrai organlar üzerindeki denetim fonksiyonları ile güvenin tesisi için birincil güvenceyi oluşturmaktadır.

Günümüzde bağımsız üyeler, şirketlerde sadece birer kurul üyesi değil, aynı zamanda şeffaflığın ve hakların korunmasının yasal teminatı olarak konumlandırılmaktadır. Bağımsız yönetim kurulu üyeliği; icrai bir görev içermemekle birlikte, belirli karar ve süreçlerde hukuki sorumluluğun tamamen ortadan kalktığı bir statü olarak değerlendirilmemelidir. Bağımsız üyeler, görev alanlarıyla sınırlı olmak üzere, karar süreçlerine katılımları ve gözetim yükümlülükleri kapsamında kusurları oranında şahsi sorumluluk taşımaktadır.

Bu çalışmada ise bağımsız yönetim kurulu üyeliği ve bu bağlamda bağımsız yönetim kurulu üyelerinin hukuki sorumluluğu; bağımsız yönetim kurulu üyeliğinden ayrılan noktaları incelenmektedir.

Bağımsız Yönetim Kurulu Üyeliğinin Hukuki Dayanağı

Bağımsız yönetim kurulu üyeliği hakkındaki düzenlemeler 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (“TTK”), Kurumsal Yönetim Tebliği (”Tebliğ”), Kurumsal Yönetim İlkelerinin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ (“KYİ Tebliği”) ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nda (“SPK”) düzenlenmiştir.

Bağımsız Yönetim Kurulu Üyeliğinin Tanımı ve Kapsamı

Bağımsız yönetim kurulu üyesi SPK’ya tabi anonim şirketlerin yönetim kurullarında yer alan ve belirli özellikleri taşıyan yönetim kurulu üyelerine verilen unvanı ifade etmektedir. Bağımsız yönetim kurulu üyelerinin en önemli özelliği icrai görevleri olmaması ve yönetimden bağımsız olmalarıdır. Bu üyeler icrada görevli yönetim kurulu üyelerini denetleme ve yönetimde temsil edilmeyen azınlık pay sahiplerinin çıkarlarını korumakla görevlidirler. Tebliğ’in 5/2. maddesi ile payları, Borsa İstanbul Yıldız Pazar, Ana Pazar ve Alt Pazar’da işlem gören şirketlerin yönetim kurullarında “görevlerini hiçbir etki altında kalmaksızın yapabilme niteliğine haiz” olan ve bağımsız üyeler olarak adlandırılan üyelerin bulunması zorunluluğu getirilmiştir.

Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesinin Hak & Yetkileri

Bağımsız yönetim kurulu üyesinin yetkileri önleme, aydınlatma ve komitelerde yer alma şeklinde üç başlıkta kategorize edilebilecektir.  Bu yetkiler bağımsız yönetim kurulu üyelerine icrai nitelikte karar alma veya şirket faaliyetlerini yürütme yetkisi tanımamakta; belirli işlemler bakımından önleyici, dengeleyici ve şeffaflığı sağlayıcı bir rol öngörmektedir.

Karar Süreçlerinde Şartlı Onay & Şeffaflık Yetkisi

Bağımsız yönetim kurulu üyeleri, şirketin ve menfaat sahiplerinin çıkarlarını önemli ölçüde etkileyebilecek bazı işlemlerde kritik bir rol üstlenmektedir. Bu kapsamda, ilişkili taraf işlemleri, yaygın ve süreklilik arz eden işlemler ile şirketin üçüncü kişiler lehine güvence vermesine ilişkin işlemler yönetim kurulunun kararına bağlı olup söz konusu işlemlerin gerçekleştirilebilmesi için bağımsız üyelerin çoğunluğunun olumlu oyu aranmaktadır. Bu işlemler, bağımsız yönetim kurulu üyelerinin hukuki sorumluluğunun en yoğunlaştığı ve uygulamada en yüksek risk barındıran alanlar arasında yer almaktadır.

Kamuyu Aydınlatma Yetkisi

Belli hallerde, yönetim kurulunun karar yeter sayısını sağlamasına rağmen bağımsız yönetim kurulu üyelerinin bazı işlemlere olumlu oy vermemesi halinde, kararın alınması ve uygulanması engellenmemekle birlikte, söz konusu işlem ile bağımsız üyelerin muhalefet gerekçelerinin Kamuyu Aydınlatma Platformu (‘’KAP’’) ’da açıklanması zorunlu olabilmektedir. Bu kapsamda, ilişkili taraflar arasındaki yaygın ve süreklilik arz eden işlemlerde önemli değişiklik yapılması hâli (Tebliğ m.10) ile üçüncü kişiler lehine teminat verilmesine ilişkin işlemlerde bağımsız üyelerin çoğunluğunun olumlu oyunun bulunmaması durumunda kamuya açıklama yapılması öngörülmüştür (SPK m.17/1, Tebliğ m.12). Bu kapsamda bağımsız yönetim kurulu üyeleri, yalnızca karar alma süreçlerinde değil; kamusal şeffaflığın sağlanması ve yatırımcıların doğru bilgilendirilmesi bakımından da aktif bir sorumluluk üstlenmektedir.

Komitelerde Yer Alma Yetkisi

Bağımsız yönetim kurulu üyeleri, yönetim kurulu bünyesinde oluşturulan komiteler yer alarak anonim şirketlerin kurumsal yapısının güçlendirilmesine katkı sağlamaktadır.

Bağımsız Yönetim Kurulu Üyelerinin Hukuki Sorumluluğu

Bağımsız yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu da TTK’nın 553’üncü maddesi uyarınca şahsi ve kusur sorumluluğudur. Bağımsız yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna ilişkin farklı bir düzenleme bulunmamakla birlikte, bağımsız yönetim kurulu üyelerinin icrada görevli olmayan üyelerden olmaları nedeniyle bu üyelerin sorumlulukları, bazı hallerde icrada görevli olan yönetim kurulu üyelerinin sorumluluk sisteminden ayrılmaktadır. [1]

Yönetim Kurulu Üyelerinin Hukuki Sorumluluğu

Yönetim kurulu üyelerinin, kanundan ve esas sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini ihlal etmeleri suretiyle bir zarara sebebiyet vermeleri hâlinde, söz konusu zararın tazmini gündeme gelmektedir.[2] Yönetim kurulu üyelerinin hukuki sorumluluğunun kaynağı TTK’nın 553. maddesidir.

Yönetim Kurulu Üyelerinin Sorumluluk Şartları

Kanuna ve Esas Sözleşmeye Aykırılık

Yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunun söz konusu olabilmesi için kanun veya esas sözleşmedeki görev veya yükümlülüklerini ihlal etmiş olmaları gerekmektedir.

Kusur

TTK m.369 uyarınca yönetim kurulu üyeleri, görevlerini yerine getirirken tedbirli bir yöneticinin göstereceği özeni göstermek ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kuralına uygun biçimde gözetmekle yükümlüdür.

Zarar

Zararın meydana gelmemesi hâlinde, hukuki sorumluluktan söz edilmesi mümkün değildir.

İlliyet Bağı

Son şart hukuka ve esas sözleşmeye aykırı fiil ile zarar arasında neden sonuç ilişkisinin (illiyet bağı) bulunmasıdır.

Yönetim ve Temsil Yetkisinin Devri

TTK m. 553/2 ile bahsedildiği üzere; yönetim kurulu görev ve yetkilerini- devredilemez ve vazgeçilemez görev ve yetkiler hariç olmak üzere– özen ilkesine uygun bir biçimde devrettiği ve yetkileri devralan kişinin görevini düzgün ifa edip etmediğinin üst gözetimini yaptığı takdirde bu kişinin fiil ve kararlarından sorumluluğu doğmayacaktır.

Farklılaştırılmış Teselsül

TTK m. 557’de yer alan hükme göre birden fazla yönetim kurulu üyesinin aynı zararı tazmin etmekle yükümlü olması halinde her bir üye kusuruna ve durumun gereklerine göre zarar kendisine yükletilebildiği ölçüde, bu zarardan diğer üyeler ile müteselsilen sorumlu olur.

Türk Ticaret Kanunu Kapsamında Sorumluluk Halleri

Aslen Sorumluluk Halleri

Yönetim kurulu üyelerinin devredilemeyen görev ve yetkileri TTK’nın 375. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddede sayılan görev ve yetkiler bakımından, bağımsız yönetim kurulu üyeleri de diğer yönetim kurulu üyeleriyle birlikte, meydana gelen zarardan aslen ve müteselsilen sorumlu olacaktır. Bu görevler, şirketin yönetimi ve kurumsal yapısı bakımından taşıdığı önem nedeniyle, tüm yönetim kurulu üyeleri açısından yüksek bir özen borcu doğurur. Bununla birlikte, somut olayın özellikleri ve kusurun ağırlığı dikkate alınarak, sorumluluğun paylaştırılması ihtimali tamamen dışlanamayacaktır.

Yetki Devri & Gözetim Sorumluluğu

Bağımsız yönetim kurulu üyeleri icrada görevli olmayan yönetim kurulu üyelerindendir. TTK m.367 uyarınca yönetim yetkisi, yönetim kurulu tarafından kısmen devredilebilmektedir. Bağımsız yönetim kurulu üyeleri bu yapı içinde icrada görevli olmayan üye sıfatıyla yer almakta olup devredilen yetkiler bakımından gözetim yükümlülüğü altındadır.

Bu yükümlülüğün sınırı TTK m.553/3 ile belirlenmiştir. Anılan maddeye göre ‘’hiç kimse kontrolü dışında kalan, kanuna veya esas sözleşmeye aykırılıklar veya yolsuzluklar sebebiyle sorumlu tutulamaz; bu sorumlu olmama durumu gözetim ve özen yükümü gerekçe gösterilerek geçersiz kılınamaz”.

Sermaye Piyasası Kanunu Bakımından Sorumluluk Halleri

Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesinin Onayını Gerektiren İş & İşlemler

Tebliğ’de düzenlenen belirli işlemler bakımından bağımsız yönetim kurulu üyelerinin çoğunluğunun olumlu oy vermesi şartı aranmaktadır. Bu bağlamda üyelerin sorumluluğu da söz konusu olacaktır. Bunlar:

İlişkili Taraf İşlemleri

SPK m. 17/2 Tebliğ m.9 uyarınca, ortaklıklar ve bağlı ortaklıklarının ilişkili taraflarla yapacağı belirli nitelikteki işlemler için önceden yönetim kurulu kararı alınması zorunludur. İşlem tutarının %10 oranını aşacağının öngörülmesi hâlinde, söz konusu kararın bağımsız yönetim kurulu üyelerinin çoğunluğu tarafından onaylanması gerekir. Bağımsız üyelerin onay vermemesi durumunda işlem KAP’ta açıklanarak genel kurulun onayına sunulur; bu usullere uygun alınmayan yönetim kurulu kararları hukuken geçersiz sayılmaktadır.

Yaygın ve Süreklilik Arz Eden İşlemler

Tebliğ m. 10 uyarınca, ortaklıklar ve bağlı ortaklıklarının ilişkili taraflarla yaptıkları yaygın ve süreklilik arz eden işlemlerin kapsamı ve şartları yönetim kurulu tarafından belirlenir; bu hususlarda önemli değişiklik olması hâlinde yeniden karar alınır. Bu işlemlerin bir hesap dönemi içindeki tutarının öngörülen oranı aşması durumunda, bağımsız yönetim kurulu üyelerinin çoğunluğunun onayı aranır. Onay verilmemesi hâlinde muhalefet gerekçesi KAP’ta açıklanır; ancak bu durum işlemin yapılmasını engellememektedir.

Şirketin üçüncü Kişiler Lehine Güvence Vermesi

Tebliğ m. 12 uyarınca, ortaklıklar ve bağlı ortaklıkları kural olarak üçüncü kişiler lehine teminat, rehin, ipotek ve kefalet veremez; ancak kendi tüzel kişilikleri, tam konsolidasyona tabi ortaklıkları, olağan ticari faaliyet kapsamında üçüncü kişiler ve doğrudan katılınan iştirakler bakımından istisna öngörülmüştür. Olağan ticari faaliyetler kapsamında üçüncü kişiler lehine teminat verilmesine ilişkin yönetim kurulu kararlarında bağımsız üyelerin çoğunluğunun onayı aranır; ilişkili taraf olan üyeler oy kullanamaz. Onay verilmemesi hâlinde muhalefet gerekçesi KAP’ta açıklanır; bu durum işlemi engellemez ancak kamuya duyuru zorunludur.

Sermaye Piyasası Kanunu Kapsamında Sorumluluk Doğuran Özel Haller

İzahnamede Yer Alan Bilgilerden Kaynaklanan Sorumluluk

Sermaye piyasası araçlarının halka arz edilebilmesi için izahname hazırlanması zorunludur. Sermaye Piyasası Kanunu’nun 10/1. maddesine göre “İzahnamede yer alan yanlış, yanıltıcı ve eksik bilgilerden kaynaklanan zararlardan ihraççılar sorumludur. Zararın söz konusu kişilerden tazmin edilememesi veya edilemeyeceğinin açıkça belli olması hâlinde; halka arz edenler, ihraca aracılık eden lider aracı kurum, varsa garantör ve ihraççının yönetim kurulu üyeleri kusurlarına ve durumun gereklerine göre zararlar kendilerine yükletilebildiği ölçüde sorumludur.” Bu hüküm uyarınca, izahnamede yer alan bilgilerin hazırlanması ve kamuya sunulması sürecinde kusuru bulunan bağımsız yönetim kurulu üyeleri, kusurlarının ağırlığı ve somut olayın özellikleri dikkate alınmak suretiyle, doğan zararlardan sorumlu tutulabilecektir.

Finansal Tablo ve Raporlardan Doğan Sorumluluk

Finansal tablo ve raporların SPK m.14/1’e aykırı şekilde hazırlanması, sunulması veya gerçeğe uygun olmamasından doğan zararlardan ihraççı ile, kusurları oranında yönetim kurulu üyeleri sorumludur. Finansal tablo ve raporları öncelikle inceleyen ve değerlendiren denetimden sorumlu komitenin bağımsız üyelerden oluşması nedeniyle, bu belgelerden kaynaklanan bir zarar hâlinde, kusurun varlığı şartıyla bağımsız üyelerin sorumluluğu doğacaktır.

Kamuyu Aydınlatma Belgelerinden Doğan Sorumluluk

SPK m. 32 uyarınca izahname, özel durum açıklamaları ve finansal raporlar gibi kamuyu aydınlatma belgelerinde yer alan yanlış, yanıltıcı veya eksik bilgilerden doğan zararlardan, bu belgeleri imzalayanlar ve adlarına imzalanan tüzel kişiler müteselsilen sorumludur. Bu kapsamda yönetim kurulu üyeleri de sorumluluk altındadır. İlgili maddenin lafzından anlaşılacağı üzere farklılaştırılmış teselsül ilkesi burada söz konusu olmayacak ve sorumluluğun tespiti halinde her bir yönetim kurulu üyesi zarardan müteselsilen sorumlu olacaktır.

Kar Payı Avansından Doğan Sorumluluk

Tebliğ m. 9’a göre kâr payı avansı, payları borsada işlem gören ortaklıkların ara dönem finansal tablolarına dayanılarak pay sahiplerine nakden dağıtılan avanstır. SPK m. 20 uyarınca, bir hesap döneminde dağıtılacak toplam kâr payı avansı bir önceki yıl dönem kârının yarısını aşamaz ve önceki dönem avansları mahsup edilmeden yeni bir dağıtım yapılamaz.

Ara dönem finansal tablolarının gerçeğe aykırı veya mevzuata aykırı şekilde düzenlenmesi nedeniyle doğan zararlardan, kusurları oranında yönetim kurulu üyeleri sorumludur (SPK m. 20/2). Denetimden sorumlu komitenin bağımsız üyelerden oluşması nedeniyle, kusur hâlinde bağımsız yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu gündeme gelecektir. [3]

SONUÇ: Sorumluluk Alanları, Başlıca Riskler ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

Bağımsız yönetim kurulu üyeliği, icrai yetki içermeyen; ancak belirli karar ve süreçlerde hukuki sorumluluk doğurabilen bir görevdir. Bu kapsamda bağımsız yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu, esas itibarıyla kusura dayalı olup görev alanı ve fiilî katkı ile sınırlıdır. Aşağıda bağımsız yönetim kurulu üyeliği bakımından öne çıkan sorumluluk alanları, bu alanlara özgü riskler ve dikkat edilmesi gereken temel hususlar özetlenmektedir:

Sorumluluk Doğurabilecek Başlıca Alanlar

Bağımsız yönetim kurulu üyeleri bakımından sorumluluk riski özellikle şu hâllerde gündeme gelebilecektir:

  • TTK m.375 kapsamında düzenlenen devredilemez yönetim kurulu görevlerine ilişkin karar ve süreçlerde gerekli özenin gösterilmemesi,
  • Yönetim yetkisinin devredildiği kişilerin seçiminde ve bu kişilerin faaliyetlerinin üst gözetiminde makul özenin ihlal edilmesi,
  • Sermaye piyasası mevzuatı uyarınca bağımsız üyelerin onayına tabi işlemler,
  • İzahname, finansal tablo, faaliyet raporu ve kamuyu aydınlatma belgelerinde yer alan yanlış, yanıltıcı veya eksik bilgiler, kusurun bulunması,
  • Denetimden sorumlu komite başta olmak üzere yönetim kurulu komitelerinde görev alınan alanlarda gözetim ve inceleme yükümlülüğünün gereği gibi yerine getirilmemesi.
  1. Bağımsız Yönetim Kurulu Üyeliğine Özgü Temel Riskler

Bağımsız yönetim kurulu üyeliği bakımından uygulamada en sık karşılaşılan riskler şunlar olabilecektir:

  • İcrada görevli olunmamasına rağmen, yönetim kurulunun belirli kararlarında “şekli onay makamı” gibi görülerek yeterli bilgi ve belgeye dayanmadan oy kullanılması,
  • Yönetim kurulu veya komite gündeminin yoğunluğu nedeniyle, kararların içeriğinin derinlemesine incelenmeden kabul edilmesi,
  • Muhalefet edilmesi gereken hâllerde muhalefetin gerekçeli şekilde ortaya konulmaması veya tutanaklara yansıtılmaması,
  • KAP açıklamaları ve finansal raporlar gibi kamuya açıklanan belgelerdeki bilgilerin doğruluğuna ilişkin yeterli sorgulama yapılmaması,
  • Bağımsız üye sıfatının, sorumluluğu otomatik olarak ortadan kaldırdığı yönünde hatalı bir güven duygusu oluşması.
  1. Dikkat Edilmesi Gereken Temel Hususlar

Bağımsız yönetim kurulu üyeliği kapsamında hukuki risklerin yönetilebilmesi için özellikle aşağıdaki hususlara dikkat edilmesi önem taşımaktadır:

  • Yönetim kuruluna sunulan her önemli karar ve işlem bakımından yazılı bilgi ve belge talep edilmesi, incelemenin mümkün olduğunca somut verilere dayandırılması,
  • Gerekli görülen hâllerde olumlu oy kullanılmaması ve muhalefetin açık, gerekçeli ve tutanaklara geçirilecek şekilde ortaya konulması, şartların oluşması durumunda KAP’a bildirim yapılması
  • Komite çalışmalarının şekli bir görev olarak değil, fiilî ve etkin bir denetim aracı olarak ele alınması,
  • Kamuya açıklanacak belgelerin (özellikle finansal raporlar ve özel durum açıklamaları) içeriğinin imza veya onay öncesinde dikkatle değerlendirilmesi,
  • Yönetim ve denetim faaliyetlerinin, kişisel sorumluluğu sınırlandıracak şekilde belgelendirilebilir, izlenebilir kısaca şeffaf biçimde yürütülmesi.
  1. Bu Hususlara Riayet Edilmemesi Hâlinde Gündeme Gelebilecek Riskler

Yukarıda belirtilen sorumluluk alanları ve dikkat edilmesi gereken hususlara uygun hareket edilmemesi durumunda, bağımsız yönetim kurulu üyeleri bakımından aşağıdaki hukuki ve fiilî riskler gündeme gelebilir:

  • Şahsi Tazminat Sorumluluğu Riski

Yönetim kurulu kararları veya ihmal edilen gözetim yükümlülüğü sonucunda şirketin, pay sahiplerinin veya alacaklıların zarara uğraması hâlinde, bağımsız yönetim kurulu üyesinin kusuru oranında şahsi tazminat sorumluluğu doğabilecektir. Bu sorumluluk, görev süresiyle sınırlı olmayıp zararın sonradan ortaya çıkması hâlinde görevden ayrıldıktan sonra da ileri sürülebilecektir.

  • Sermaye Piyasası Yaptırımları ve İdari Para Cezaları

Kamuyu aydınlatma yükümlülüklerinin ihlali, izahname veya finansal raporlarda yer alan yanlış, yanıltıcı ya da eksik bilgiler gibi hâllerde, SPK tarafından idari para cezaları ve diğer idari yaptırımlar uygulanabilir. Bu yaptırımlar, kusurun varlığı hâlinde bağımsız yönetim kurulu üyelerine de yöneltilebilmektedir.

  • Müteselsil Sorumluluk Riski

Bazı kamuyu aydınlatma belgeleri ve sermaye piyasası işlemleri bakımından, ilgili belgeleri imzalayan veya karar süreçlerine katılan yönetim kurulu üyeleri arasında müteselsil sorumluluk söz konusu olabilmektedir. Bu durumda, zararın tamamı bağımsız yönetim kurulu üyesinden talep edilebilir; sonrasında rücu imkânı bulunsa dahi risk ve sorumluluk artmaktadır.

  • Muhalefet Şerhi Bulunmaması Nedeniyle Sorumluluğun Ağırlaşması

Hukuka veya şirket menfaatlerine aykırı olduğu düşünülen kararlara karşı gerekçeli muhalefet şerhinin tutanaklara geçirilmemesi, bağımsız yönetim kurulu üyesinin kararı benimsediği veya gerekli özeni göstermediği yönünde değerlendirilmesine yol açabilir. Bu durum, sorumluluğun doğmasını ve ispat yükünün ağırlaşmasını kolaylaştırır.

  • İtibar ve Güven Kaybı Riski

Bağımsız yönetim kurulu üyeliği, yalnızca hukuki değil, aynı zamanda ciddi bir kurumsal itibar sorumluluğu da doğurur. Şirket nezdinde veya kamuoyunda tartışmalı işlemlerle anılmak, ilerleyen dönemlerde farklı yönetim kurulu veya üst düzey görev teklifleri bakımından olumsuz etki yaratabilir.

  • Komite Faaliyetlerinden Kaynaklanan Özel Riskler

Denetimden sorumlu komite gibi kritik komitelerde görev alınması hâlinde, finansal raporlama ve iç kontrol süreçlerine ilişkin riskler artmaktadır. Bu alanlarda yeterli inceleme ve sorgulama yapılmaması, bağımsız yönetim kurulu üyesinin “bilmesi gereken” konularda ihmali olduğu iddiasını gündeme getirebilir.

GRC LEGAL YORUMU

Bağımsız yönetim kurulu üyeliği, uygulamada genellikle risksiz bir “imza/onay makamı” gibi algılanma yanılgısına yol açsa da hukuk düzeni bu üyelere şirket operasyonlarından ziyade karar süreçlerinin denetlenmesi noktasında aktif bir gözetim borcu yüklemektedir. Üyelerin günlük işleyişin dışında kalması, kusur sorumluluğunun tayininde bir savunma argümanı teşkil edebilse de özellikle denetim komitelerindeki görevleri ve stratejik işlemlerdeki kilit onay rolleri nedeniyle finansal risklere en açık pozisyonda yer aldıkları unutulmamalıdır. Bu durumda hukuki güvenliği sağlamak adına, bağımsız üyelerin icradan gelen verileri makul bir yöneticinin özeniyle incelemesi ve bilgi akışındaki aksaklıkları yazılı bilgi edinme haklarını kullanarak bertaraf etmesi kritiktir.

Bu çerçevede, bağımsız yönetim kurulu üyeliği kapsamında ortaya çıkabilecek riskler; görevin icrai olmamasına rağmen, özellikle denetim, gözetim ve kamusal şeffaflık fonksiyonlarının gereği gibi yerine getirilmemesi hâlinde somut ve kişisel sonuçlar doğurabilmektedir. Bu risklerin önemli bir kısmı, karar süreçlerine bilinçli katılım, yeterli bilgiye dayalı değerlendirme ve gerektiğinde açık şekilde ortaya konulan muhalefet ile yönetilebilir niteliktedir. Bu çerçevede bağımsız yönetim kurulu üyeliği, icrai risklerden ziyade; dikkat, özen ve belgeye dayalı karar alma yükümlülüğü içeren bir görev olarak nitelendirilebilecektir.

[1] PAZARBAŞI, Gülşen; Bağımsız Yönetim Kurulu Üyelerinin Hukuki Sorumluluğu, İstanbul Bilgi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ekonomi Hukuku Yüksek Lisans Tezi, İstanbul 2017, s.77.

[2] PAZARBAŞI, Gülşen; Bağımsız Yönetim Kurulu Üyelerinin Hukuki Sorumluluğu, İstanbul Bilgi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ekonomi Hukuku Yüksek Lisans Tezi, İstanbul 2017,s.25.

[3] PAZARBAŞI, Gülşen; Bağımsız Yönetim Kurulu Üyelerinin Hukuki Sorumluluğu, İstanbul Bilgi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ekonomi Hukuku Yüksek Lisans Tezi, İstanbul 2017, s.96.