ANAYASA MAHKEMESİNİN 14.06.2023 TARİH VE 2019/10975 BAŞVURU NUMARALI KARARI HAKKINDA DEĞERLENDİRME

Anayasa Mahkemesi (“AYM”) 14/6/2023 tarihli ve 2019/10975 başvuru numaralı kararı ile, başvurucuların sosyal medya paylaşımlarına istinaden iş akitlerinin feshi nedeniyle Anayasa’nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayata saygı hakkının ve Anayasa’nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar vermiştir.

  1. Başvuru Konusu ve Gerekçesi

Başvurucular, bireysel başvuruya konu olayların meydana geldiği tarihte İzmit Atık ve Artıkları Arıtma Yakma ve Değerlendirme Anonim Şirketinde çalışmakta iken sosyal medya paylaşımlarına istinaden iş akitlerinin feshedilmesi nedeniyle özel hayata saygı hakkı ile ifade özgürlüklerinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

Başvurucular, iş sözleşmelerinin işverenleri tarafından feshedilmesi üzerine İlk Derece Mahkemesi’nde işe iade istemli dava açmışlardır. İlk Derece Mahkemesi tarafından, davalara ilişkin yapılan yargılamalar sonucunda iş akitlerinin feshinin haklı olduğu gerekçesiyle davaların reddine karar verilmiştir.

Başvurucuların istinaf talebi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, yerel mahkemenin kararlarını haklı fesih değil geçerli nedenlere dayalı fesih söz konusu olduğu gerekçesiyle kaldırarak yeniden hüküm kurulmasına karar vermiştir.

Anılan kararların temyiz talebi de Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 18/2/2019 tarihli kararı ile reddedilmiş ve hükümlerin onanmasına karar verilmiştir. Bu karar üzerine başvurucular AYM’e bireysel başvuruda bulunmuşlardır.

Kararlar neticesinde başvurucular,

  • Bir kısım sosyal medya paylaşımına istinaden iş akitlerinin feshedilmesi nedeniyle özel hayata saygı hakkı ile ifade özgürlüğünün ihlal edildiği ile,
  • İşe iade davalarının uzun sürmesi nedeniyle makul sürede yargılanma haklarının ihlal edildiği iddiasıyla AYM’ye bireysel başvuruda bulunmuşlardır.
  1. Anayasa Mahkemesi’nin İncelemesi ve Sonuç

AYM; başvurucuların işe iadelerine karar verilmesi talebiyle açılan davalarda, başvurucuların sosyal medya paylaşımlarına istinaden iş akitlerinin feshinin haklı olduğu gerekçesiyle reddedilmesinin özel hayata saygı hakkı, ifade özgürlüğü ve makul sürede yargılanma hakkını ihlal ettiği iddiasına ilişkin yaptığı değerlendirmede:

  • Başvurucuların ifade özgürlüğünden yararlanmak amacıyla kamusal konularda düşüncelerini sosyal medya platformlarında paylaşmış olduklarını; bu paylaşımların kamusal tartışmalarla ilgili olduğunu ve başvurucuların birer seçmen ve vatandaş olarak kamusal konularda yakın ilgiye sahip olduklarını,
  • Başvurucuların paylaşımlarının işyeri ile ilgisi olmadığını, mesai saatleri içinde yapılmadığını ve iş sözleşmesinden kaynaklanan sorumluluklarını yerine getiremedikleri iddiasının geçerli olmadığını; ayrıca işverenin güven ilişkisinin koptuğu ve paylaşımların iş yerinde olumsuzluğa yol açtığı iddialarının detaylı bir şekilde incelenmediğini,
  • Uyuşmazlığı karara bağlayan derece mahkemelerince ifade özgürlüğüne ilişkin Anayasa’da belirtilen güvencelerin gözetildiği özenli bir yargılama yapılmadığı, anayasal güvencelerin korunması açısından devletin yükümlülüklerini yerine getirmediği; 4857 sayılı Kanun’un 18. maddesinin aşırı bir yoruma tabi tutularak düşünce açıklamalarının ifade özgürlüğünün dolaylı sınırlandırılmasına dayanak yapıldığı sonucuna varmış ve sonuç olarak, AYM, başvurucuların ifade özgürlüğü ile özel hayata saygı haklarının ihlal edildiğine karar vermiştir.
  1. GRC LEGAL Yorumu

AYM bu kararıyla, ifade özgürlüğü –özellikle sosyal medya paylaşımları noktasında– ile işverenin güven ilişkisi ve işyerindeki olumsuz etkileşim arasındaki dengelemeyi vurgulamakta olup ifade özgürlüğü ile iş ilişkileri arasındaki hassas dengeyi sürdürmede mahkemelerin özenli bir şekilde yargılama yapması gerektiğini ortaya koymaktadır. Ek olarak, ilgili kararda AYM’nin Anayasal güvencelerin yeterince gözetilmediği ve devletin yükümlülüklerini yerine getirilmediği gerekçesiyle özel hayata saygı hakkı ile ifade özgürlüğünün ihlal edildiği yönünde karar vermesi, Anayasamız ile düzenlenen temel hak ve özgürlüklerin korunması konusuna da önemli bir vurgu olmaktadır.

AYM tarafından son dönemlerde işçilerin sosyal medya paylaşımları sebebiyle iş akitlerinin sona ermesine yönelik verilen kararlarda ifade özgürlüğüne sıklıkla vurgu yapıldığını, söz konusu paylaşımların işçi-işveren ilişkisinden bağımsız olarak değerlendirilmesi gerektiğini ve ilgili paylaşımların güven ilişkisine zarar vermeyeceği yönünde kararlar verildiğini gözlemlemekte; AYM’nin ifade özgürlüğü kapsamında yapmış olduğu bu vurgulamaların gelecek yargı kararlarına da ışık tutmasını temenni etmekteyiz.